![]()

![]()


Son birkaç haftadır herkesde aynı soru ; bebeğin cinsiyeti belli oldu mu?
Bu sorunun cevabını öğrenmemize çok az kaldı.
Ama öğrenene kadar bir tahmin oyunu oynayalım dedim :)
Ben size Efe Deniz'e hamileliğimde ve bu hamileliğimde neler yaşadığımı yazayım, sizler de tahmin edin.
Bakalım % kaç, kız?, %kaç, erkek? tahmin sonucu çıkacak ve hangi sonuç kazanacak :)
İşte ipucu sayılabilecek yaşananlar;
Efe Deniz'e hamileyken ilk üç ay et namına hiçbir şey yiyemedim ama hiç sevmeme rağmen bol bol sebze yedim. az miktarda bulantıyı, yoğun kanama geçirmiş olmam sebebiyle yattığımdan tuvaletlere koşturmadan atlattım.
İlk üç ay geçtikten sonra ise, bol bol kebap, (etsiz) çiğköfte ve mağnum tükettim durum :) Ve yine 13.hafta itiberiyle öyle enerjiktim ki,plasentamın aşağıda olması sebebiyle hareketlerim kısıtlanana kadar bol bol gezdim,çalıştım,yüzdüm,hopladım zıpladım..vs.
Gelelim bu süpriz mercimeğin durumuna. İlk üç ay yine et-köfte..vs yiyemediğim gibi tek yiyebildiğim yiyecek makarna ve haşlanmış patates idi. Hatta bu durum 12. hafta itibariyle bitemeyip 13-14. haftalara kadar sarktı. Bu dönemde sanki herşey kokuyordu. Bulantım ilkine kıyasla çok olmasına rağmen sadece 2 kere çıkardım. Bir de, ilk hamileliğimde birkaç kez yaşadığım korkunç başağrıları bu hamileliğimde sayamayacağım kadar sık ve çok yaşandı.
Şimdi ilk üç ayı geride bıraktık, hala sebzeler pek hoş gelmiyor ama ufak ufak et yemeye başladım. Favori yiyecek kategorim ise meyve :) Hatta erik :) Ama geçen seferki enerji patlaması durumuna 16.haftaya girmiş olmama rağmen henüz ulaşamadım. Sürekli bir uyku hali durumu var ki sormayın gitsin.
İşte böyle...
Şimdi sıra sizde... Söyleyin bakalım sizce kız mı? erkek mi?
Yorum (10) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Doğum yaklaştıkça insanın aklına binbir tane soru takılıyor. Sadece benim değil, eş,dost,akrabalar da son zamanlarda hep aynı soruyu sorar oldular bana ; doğumun başladığından bizim nasıl haberimiz olacak?
Ben de kendi kendime aynı soruyu soruyorum aslında...
Ama tabii bu soruyla birlikte benim kafamda şu sorularda uçuşuyor;
Ya gecenin olmadık bir vaktinde sancım tutarsa? Ya yanımda kimse yokken suyum gelirse? Ya sancım başlar da ben anlamazsam?...ve saire, ve saire....
Doğuma doğru giderken herkese haber vermem mümkün olmayabilir, muhtemelen o sırada heyecandan dokuz doğuruyor olacağım. Fikret’in de durumu benden çok farklı olamayacağına göre sanırım heber verme işi anne-babalara düşecek.
Tabii bu arada yukarda yazmış olduğum, kafamda uçuşan ilk soru, yani ya doğum gecenin bir vaktinde başlarsa? gerçekleşirse, işte o zaman ancak doğum gerçekleştikten sonra herkesin haberi olabilir. Sabah karşı 4’de sizi arayıp “ben doğuma gidiyorum, haberiniz olsun” demem, sizin için pek de hoş olmayabilir.
Ama doğumdan sonra mutlaka, ben ya da Fikret herkese mesaj atacağız. O heyecanla istemeyerek de olsa birilerine haber vermeyi unutabiliriz diye, bilenler, bilmeyenler söylesin formülünü de uygularsak çook sevinirim.
Ayyy “Leo” olduğum dönemlerde kullandığımız bir uygulama geldi aklıma: “telefon zinciri”.
Kulüp içerisinde bir toplantı ya da aktiviteyi bildirmek için herkesin araması gereken bir ya da birkaç arkadaşı vardı. Böylelikle başkan tüm üyeleri aramak zorunda kalmadan herkese ulaşabiliyordu J
Sanırım bu zincire insanın en çok ihtiyaç duyduğu iki dönem vardır hayatında, vefatlar ve doğumlar.
İşte bu yüzden, Başak ya da Fikret nasıl olsa diğerlerine de haber vermiştir diye düşünmeyin siz de aklınıza gelen herkese haber verin J
Tüm bu telaşe arasında hangi hastane, nasıl gidilir gibi sıkıntılar yaşanmaması için hastanenin ismini, telefonunu ve de krokisini de aşağıya ekliyorum. (yine bilenler bilmeyenlere söylesin)
Medicana Çamlıca
0216 5213030
Alemdağ cad. No:85
34767 Üsküdar / İstanbul