Lilypie 1st Birthday TickerLilypie Expecting a baby Ticker İlk 6 ay - denize aşık - Blogcu



denize aşık

denize aşık

Ben denize aşık kız... diye başlayan şiirlerim,yazılarım vardır benim... öyle çok severim anlayacağınız denizi... Sonra hayatımın aşkıyla karşılaştım ve o da denize en az benim kadar aşık çıktı. Biz iki deniz aşığı,minik bir bebeğimiz olacağını öğrendiğimizde hiç düşünmedik ismi ne olacak diye; kız da olsa erkek de olsa Deniz. Şimdilik Deniz yolda, onun adına biz yazacağız yazıları ama günün birinde klavyenin başında kendiyle ilgili yazılar yazarken bugünü hatırlayıp gözlerimin dolacağından hiç şüphem yo
counter stats

5. ay biterken

4/6/2008
Kategori: Ilk 6 ay

Yarım yaşında oldummmm

 

Ha doğdu ,ha doğacak derken 6 aylık oluverdi bile.

Nedense ilk doğduğu günden beri, altıncı ay hep bir dönüm noktası olacakmış gibi geldi bana. Sanki ilk altı ay yeni doğan- bebek sınıfındayken, 6 aydan sonra  bebek- çocuk sınıfında olacakmış gibi hissettim.

Sonuçta 5 haziran itibariye “buçuk” adam oldu beyimiz J

Beşinci ayda Efe Deniz bize yine bir sürü süpriz yaptı bizlere.

İlk süprizi beşinci ayın ortasında pat diye çıkıveren dişi oldu J

Biz acaba mı, bir kabartı mı ne var? diye kendi kendimize sorarken minik bir diş atıverdi kendini dışarı.

Dişim ve diş etlerim kaşınıyorrr

 

Ve en büyük korkumla yüzleşmiş oldum böylelikle. “Diş çıkarırken ateşlenip,huy değiştirip, tüm düzeni bozulacak mı?”. Bu saydıklarımın hiçbiri olmadı çok şükür ama bu dönemde iştahsızlık,sürekli kucağa alınıp ayakta durma isteği arttı. Bu ayakta durma isteği de gerçekten ayaklanmasını tetiklemiş olmalı ki, ikinci süprizini 5.ayın üçüncü haftasında birden bire kollarıma tutunup kalkmasıyla yaşamış olduk.

Hoopp işte ayaktayım

 

Şimdi tutunacak ne bulursa asılıp kendini kaldırıyor. Bacakları henüz güçsüz olduğundan kısa bir süre ayakta durup sonra popo üstü oturuveriyor J

 

Elimi koyunca düşmeden oturabiliyormuşum...

 

Kendi başına oturma süreleri de uzadı birkaç dakika ancak dayanabilen miniğimiz artık çok daha uzun süreler oturabiliyor. Ama hala yüzüstü durma ile sorun yaşıyoruz.

Yüzüstü durmaktan hiç hoşlanmayan bıcır,sanırım bu gidişle emekleme diye bir eylemden hiç haberdar olamayacak.

Yemek konusuna gelince gündüzleri biberonla olan ilişkisi neredeyse sıfıra indi bizimkinin. "Kaşık olmadan yemem" triplerinde. Hatta boşta kaşık bulduğu zaman kendi kendine yeme denemeleri bile yapıyor.

Ama bu kaşık booşş :(

 

Kısaca bizimki şimdiden anladı galiba “abi” olduğunu, dişimi çıkartır,yemeğimi yer,ayağa kalkar büyüdüğümü ispatlarım der gibi bir hali var.

 

Bu ses nerden geldi? Şuradaki nesne ne? Meraklı ne demek?

 

Tabii tüm bu büyüme hevesiyle beraber artan merak ve ilgi, kendimizi bir anda  bir “kaşla göz arası” döneminde bulmamıza sebep oldu.

Herşey kaşla göz arasında olabiliyor.

Örneğin şekil 1A’da gördüğünüz broşür oyalansın diye yolda eline verilmiş olup  kafamızı başka bir yöne çevirdiğimiz anda kaşla göz arası kemirilmek suretiyle ekteki biçime getirilmiştir.

Mmmm çok lezetliymiş bu broşür...

 

Kaşla göz arası örnekleri, parçalanıp yarısı yenilen kağıt havlu, devrilen şekerlik, kapağı açılıp sallanamak suretiyle dökülen pudura ...vs gibi örneklerle çoğaltılabilir.

Buçuk adam olduğu şu günlerde en güzel şey ise tepkilerini çok güzel ifade etmeye başlaması.

Mesela biberon mamasını reddedip, sonra kaşıkla mama verdiğimizde “hah sonunda anladınız ne istediğimi” bakışı atıp, uzun süre arabasında kaldığında kollarını bize doğru uzatıp ellerini açıp kapatmak suretiyle “alın beni” diyebiliyor.

En güzeli ise keyifli olduğu zamanlarda gıdıklanırken atmaya başladığı sesli-çığlıklı kahkahalar.

 

Ayy katılacağım,gıdıklamasanıza yaaaa...

 

Bu kahkahaları duymak,insanın tüm dertlerini,tüm sıkıntılarını,aklındaki herşeyi uçurup götürüyor.

Dilerim hayatının her günü bu şen kahkahalarınla çınlasın benim “buçuk” aşkım...

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

4. Ay biterken

5/5/2008
Kategori: Ilk 6 ay

5 Aylık oldum...

İyi ki işe dönmemişim. (Bir gün böyle bir cümle kuracağımı söyleselerdi asla inanmazdım J )

2 ay sonra biten doğum iznimin üzerine eğer ücretsiz izin almasaymışım çok şey kaçıracakmışım.

Her yeni günün, Efe Deniz ile yeni bir maceraya  dönüşmesini görmekten daha güzel ne olabilir ki hayatta...

Bugün itibariyle 5 aylık olan oğlumuz, 3. Ay yaptığı şirinliklere hergün bir yenisini ekledi.

Bence bu ayın en önemli iki olayı, katı gıdalara geçiş ve kendi yatağında uyumaya başlamasıydı. Önce katı gıdalara geçişimizden bahsedeyim.

Her doktor kontrolümüzde genelde aynı muhabbeti yaşıyoruz :

Kontrolün başında...

Ne kadar mama veriyorsunuz?

X çarpı 4 kez doktor bey.

Hımm çok veriyorsunuz, biraz mililitreyi azaltıp öğünü arttırın.

Kontrolün sonunda...

Kilosu 300 gr eksik. Siz ölçüyü aynı tutup bir öğün daha ekleyin...

Ve doktorumuz eğer sütü kabul ederse bir hafta sonra içine bebe büsküvisi ekleyerek yedirebileceğimizi söyledi. Baktık bizimki sütü gayet benimsedi, bizde yavaş yavaş önce süte katılmış büsküvi ile başlayıp,  elma rendesi, sebze çorbası, sebze püresi derken kendimizi katı gıdalara geçmiş buluverdik.

Tabii biberondan sonra kaşıkla yemek yemek ilk başlarda biraz savaşa benzese de ellerini pantalonun içine sokup bu savaşı biz kazandık. (bakınız şekil 1A)

 

Şekil 1 A - Yanlış anlaşılmasın valla annem soktu elimi

 

Yine ilk denemelerde, yemeğin sonunda ensesi dahil her yeri yemek yedi bizim bıcırın J(bakınız şekil 1B)

 

Şekil 1 B- Her yanım yedi

 

Kendi yatağında uyumaya başlaması ise bir anda oluverdi.

Nisan ortası gibi eşim de, ben de fena halde grip olunca, oğlanı da hasta etmemek adına uzun süre anneannesinde bıraktık. Eşim dayanamayıp arada bir gidip görerekten az da olsa ona da bulaştırdı ama en azından ateşlendirmeden ve hafif bir nezle ile kurtardık oğlanı.

Bu bir hafta, on günlük ayrılıkda sanki daha da bir uzayan bıcır beşiğe sığmayacak gibi gözüktü gözümüze. Bir de annemlerde öyle kollarını bacaklarını aça aça uyumaya alışınca, küçücük beşiğe koymaya içimiz el vermedi. Acaba sorun yaşar mıyız, uyur mu-uyumaz mı, korkar mı, birşey olur mu sorularıyla boğuşurken bir de baktık ki bizimki halinden gayet memnun J. Hatta öyle ki remen çocuğun uyku kalitesi arttı. Gece 20:00 de uyutmaya henüz alıştıramadık ama ben halimden memnunum. Çünkü saat 22:00-24:00 civarında uyuyup sabah 10:00’a kadar uyuyor. Sanırım uykuya düşkünlük konusunda bana çekmiş.

Bana çektiği başka bir konu ise ağlamaya başlamadan önce alt dudağın sarkması. (bakınız şekil 2A).

Ağlasam mı???

Artık isteklerini yüz ifadesi,el kol harektleri ile ifade edebiliyor. En son numarası ise anakucağından babasına doğru ellerini uzatıp beni al der gibi ellerini açıp kapaması oldu (bakınız şekil 2B)

Şekil 2 B- Babaaa al beni...

Resimde hemen Efe Deniz’in yanında duran bıcır namı diğer Yiğit bebek, ise daha 20 küsür günlük.

Efe Deniz, Yiğit’e ben senin küçüklüğünü bilirim dese yalan olmaz hani ...

 

Ben senin içerdeki halini bilirim Yiğit beyy...

Kardeş alıştırma turu da denebilir buna J

 

Tüm bunların dışında sürekli oturma, ve ayağa kalkma istekleri arttı.Hatta öyle ki mümkünse uyandıktan sonra şekerlemler dışında hiç yatmasın hep ya otursun ya kucakta gezsin istiyor.

Kollarından tutup ayağa kaldırdığımızda (yere sert şekilde bastırmadan) kendince 3-5 adım  atıyor.

Yat yat nereye kadar,yürüycem ben artık...

Oturduğu zamanlarda laf dinleyip kendince bize laf yetiştiriyor. Eğer uzun süre ona cevap vermeden konuşursak hemen mızıkıyor.

 

Bayılıyorum sohbete katılmaya

Yattığı zamanlarda ise en büyük eğlencesi, çoraplı-çorapsız ayağını komple ağzına sokmak.

Son zamanlarda inceleme merakı başladı.Her yeni gördüğü şeye  hele ki parlak ise dokunmak istiyor, uzuun uzuuun inceliyor.

Geçen gün ilk defa pastaneye girdik beraber. Rengarenk pastaları şekerleri görünce bizimki hepsini tek tek inceledi. Aldığım poğaçayı da tatmak için iki de bir elime hamle yapıp durdu.

Tüm bunlar güzel de, 5 ay oldu hala dönme eylemine dair bir sinyal yok. Ben elimle destek verirsem dönüyor. O zaman da uzun süre yüzüstü durmuyor, hemen basıyor yaygarayı. Yüzüstü durduğu süre boyunca da çok kısa aralıklarla kafayı kaldırabiliyor.

Bu durumu pek anlayamıyorum aslında. Anakucağındayken, tepesindeki oyuncak barına tutunup kendini çekebilecek kadar kuvvetliyken, yüzükoyun yattığında sanki kolları güçsüzleşiyor.

Neyse dönmeye başlayınca da 1 saniye bile yanlız bırakamayacağım göz önüne alınırsa sanırım en son şikayet etmem gereken durum bu olmalı.

Tüm bunlar sadece 1 ayda oldu.

Şimdi 5. Aya girdik bakalım bu ay ne süprizler yapacak bize...

Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

4.ay

5/4/2008
Kategori: Ilk 6 ay

 

Bugün itibariyle 4 aylık oldun. Bakalım bu ay bizi ne gibi süprizler bekliyor :)

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3. Ay biterken

31/3/2008
Kategori: Ilk 6 ay

Efe Deniz’in daha doğduğu günden itibaren sürekli duyduğum“hele bir 3 aylık olsun rahatlayacaksın”; “3. Aydan sonra gazını daha rahat çıkaracak”; “3. Ayda herşeyi algılamaya başlayacak”... ve buna benzer pek çok cümle sonucunda 40’ı çıktıktan sonra 3.aya doğru geri sayıma başlamıştım. Hele ki o kolik krizlerinden sonra, 3. Ay benim için karanlık tünelin sonundaki ışık gibi görünüyordu.

Gerçekten de 3. Ay bir dönüm noktası oldu. O kadar değişti ki Efe Deniz, insanın sürekli dibinde durup mıncıklayıp,öpesi geliyor.

Bir kere artık babasını ve beni daha belirgin bir şekilde tanır oldu. Hele babasını gördüğünde attığı gülücükleri kıskanmıyor değilim.

Bu arada aynada kendi yansımasını uzun süre dikkatle izlemeye ve kendine gülücükler atmaya da bayılıyor.

Hele bir de sohbetleri dikkatle dinleyip anlıyormuş gibi bir ifade takınması yok mu...

Bakınız aşağıda bizim türkiye’deki işsizlik ve iş alanları ile  ilgili muhabbetimizi dinleyen ifadesi...

 

Hımmm, iş-miş zor işler büyümesem mi acaba???

 

Sesli kahkahalar ve değişik sesler, oyun halısında kendi kendine oynayabilmesi, yattığı yerden ya da anakucağından dikilmesi ya da bir yerden destek alarak oturma pozisyonuna geçmesi de bu ayın yenilikleri.

Ama bence bu ayın en önemli gelişmeleri , biberonunu kendi kendine tutmaya başlaması ve ayaklarını keşfi.

 

 

Bir süredir biberonuna müdehale ediyordu zaten ama artık biberonu görünce hemen yakalayıp ağzına götürmeye çalışıyor. Çok doluyken ağırlığından pek kaldıramıyor ama yarısını geçtikten sonra gayet başarılı bir şekilde kalanını kendi içmeye uğraşıyor. Keza tam dik tutamadığından hava yutmasın diye ben alttan destek veriyorum çoğunlukla ama  arada aşağıdaki gibi tüm hakimiyeti ona bıraktığımda oluyor J.

 

Şu biberonu tutunca annem pek bir mutlu oluyor :)

 

Bildiğiniz üzere bizimkinin ayak maceraları çoktu.Artık bizim bıcır ayaklarını tanıyor, onları yakalamaya çalışıp hatta oyunlar oynuyor. Tabii ayaklarını yukarı kaldırmaya başlaması sonucunda yavaş yavaş dönmeler de başladı.

 

 

Ayağım mı bu benim?

 

Bakın ne kadar yukarı kaldırabiliyorum

Bizimki iyiden iyiye metroseksüel oldu. Banyo sonrası yağlanma seanslarımız ve keyif dakikalarımız uzadı.

Tek derdimiz ne kadar yağlarsak yağlayalım bizim minik metroseksüelimizin cildi hemenceceik kuruyor yani hergün bakımı var keratanın J

 

Annem bu resmi internete koymaz herhalde...

 

Bu aya ait son not ise ilk tattığı yiyeceklerle ilgili. Henüz katı gıdaya geçmedik ancak parmağımızın ucunu sürüp diline değdirdiğimiz muz beyefendi tarafından sevilmemiş olmasına rağmen ucunu kemirme girişiminde bulunduğu salatalık şu an için favorisi.

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

3. Ay

5/3/2008
Kategori: Ilk 6 ay

 

 

Birkaç hafta önce yeni bir kategori açtım. Ay ay Efe Deniz diye. Önceki ayları denk gelen tarihlerde yayınlanması için ayarladığımdan ana sayfada görüntülenmedi yazı ve resimler.

Bu kategori sayesinde babanne-dede, halalar gibi bizden uzakta olan akrabalar her yeni ayına girdiğindeki değişimi görebilecekler.

Tabii 3. Aydaki gelişmeleri ancak ay sonunda yazabileceğim .

Şimdilik 3. Ay resmimizle idare ediverin J

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

2. ay

5/2/2008
Kategori: Ilk 6 ay

2 ay 2 günlük

40ın çıktıktan sonra yavaş yavaş ağlamaların düzelmeye başladı. Bakışların daha bir bilinçlendi. Özellikle beni gözlerinle takip ediyorsun. Gülücüklerin de artık bilinçli. Hatta sesli kahkahalar atıyorsun. Dilini çıkarıyorsun.

Ayaklarını artık 90 derece yukarı kaldırıyorsun. Yattığın yerden öne doğru kalkmaya çalışıyorsun. Eğer elinden tutup destek verirsek oturur pozisyona geçip kısa bir süre elimizden tutarak dengede oturabiliyorsun. Sonra kafanın ağır geldiği yöne devriliyorsun.

Çıkardığın sesler değişti. “Ayyy “ diye çığlık atabiliyorsun. Bizi çağırmak için yalancı ağlamalar yapıp yanına geldiğimizde gülücükler atıyorsun. Ve galiba sesleri tanıyorsun.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

1. ay

5/1/2008
Kategori: Ilk 6 ay

1 ay 3 günlük

 

İlk zamanlar ağlarken “veveve” diye çeneni titreterek ağlarken bu ay tam duyulabilen “ıngaa”ya geçtin. Benim bilinçsiz olduğunu iddia ettiğim gülümsemelerin var. Kafanı uzun süre dik tutabiliyorsun. Yüz üstü yatmaktan hiç hoşlnmıyorsun. Sağ ayağı hiç ama hiç durmadan hareket ediyor. Bir de sebepsiz ağlamaların bu ay bizi mahfetti.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Doğum

5/12/2007
Kategori: Ilk 6 ay

 

Zaman nasıl geçiyor anlamadığıma göre hangi ay neler yapmıştı eğer yazmaszam unuturum diye endişelendiğimden ay ay Efe Deniz diye bir kategori açmaya karar verdim.

Böylelikle o aya ait resim ve yaşadıklarımız hem bir ay ay gelişim portresi çizecek hem de unutulup kaybolmayacak.

 

Doğar doğmaz kafanı dik tutabilmene ve cin gibi etrafını incelemene hayran kaldık.

3.650kg ve 47,5 cm doğdun.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı